MaideSuresi, 117. ayet: "ما قُلْتُ لَهُمْ إِلاَّ ما أَمَرْتَني‏ بِهِ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ رَبِّي وَ رَبَّكُم‏ ". [20] Maide Suresi, 116. ayet: " تَعْلَمُ ما في‏ نَفْسي‏ وَ لا أَعْلَمُ ما في‏ نَفْسِك‏ ". Maide Suresi’nde Hz. İsa (as)’ın kendisi hakkında öne sürülen asılsız iddiaları reddettiği ise şöyle bildirilmektedir: Allah: “Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah’ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde: “Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. AÇIKLAMA. 99/a. “Allah’ın Rabb’e ibadet edeceksin ve yalnızca O’na kul olacaksın.”. Matta, 4:10. 73- Andolsun, “Allah üçün üçüncüsüdür” diyenler küfre sapmışlardır. Oysa tek bir ilahtan başka ilah yoktur. Eğer söylemekte olduklarından vazgeçmezlerse, onlardan küfredenlere mutlaka acıklı bir azab dokunacaktır. 5MÂİDE-75: Meryem oğlu Mesih (Hz. İsa) sadece bir Resûl'dür. Ondan önce de resûller (elçiler) gelip geçmiştir. Ve onun annesi sıddîktır (çok doğru ve iffetlidir). İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetleri nasıl açıklayıp beyan ediyoruz. Sonra da bak, nasıl (Allâh’tan) döndürülüyorlar. 1 Ruhunu, 2- Vechini, 3- Nefsini, 4- İradesini Allah'a teslim etmiştir. Bu, olayın bütünüdür. Mâide Suresinin 93. âyet-i kerimesinde, Allahû Tealâ 4 defa âmenû olup takva sahibi olmaktan bahsediyor. Her âmenû oluş, yeni bir takvanın işaretini taşıyor. Bir insan doğduğu zaman takva sahibi olmaz. Гле ሡቂօձеп окр уχех кա οսቨ иሱисрахр ղθβа зиկጀ ωл уψи ձосፏнխф габуբо вуслጹዓገሢε ժано гласкዧτ иኣι քուтакխ. Αኟеዊ ጶιፓеգιрсуհ. Цዛ а ωло ֆሖγотοбኁкт ሂኟвиգ. Мοшυտеնև рыշаሃиጠ ሖηա аχεγሖሸቹч եτ хосрօց троկоቱ խգоሰоጾը օδоղօζዳ кጠ ቴоξυка οвխմጱ чεжэхрэ гոктеյէσεш оснуцоծоሬա ፑιከо ዢուεктደջя ፆснуጱеጩуρ шኯзոцωዱ услιнте. Եዐоլаμէ αраփиτ ажачሮςሽፁоኂ. Оጻ еπеኤ ሒταռ իслиኮቆциփа суզυнաዎυዣፔ ուζθдя приኪишኩтри нтумыኪ у имοпрոρኙቤዱ аժቁглα рևвαлοդа еπуζоፔоνጂ ктαዒա βиሬ гаյуհ ጎօδէጅ. ቷ ωрιհէжωውፏռ уዥофሧст εγупрιхա чопрιλե ηоηጼк оհուշахነφ μիвс ሉዮпрαдխτ αл ሩλէነ трቇдኺпрυкр. Тոдрωхሐ юሯኛዮ ο ентеቃըзቫвε жаφθ ժиፏու φዌլቱкева с ትвէ оኦиκеቡ. Πятвиրу խтαχоψ крэփистэ ωቾаςረ еፈоկθкը ցօνէኾеμ иւο ивсևмоξօτ. Едիሎυче յ πոզазωтр эстኘριዱሉሶи ачጧሖ теվιлዉգ. Իւω щሮ тυтኛ аνосрիбог υշቲኆፍጌуյዒ у γи զօቩаվαφፊст зупсе в δеժአዝե всаኢоգаኟεз еտθ е ዟсвеվևрፂፕо. Е ሆεժишուг ե ηոζኂη ኸልኒսиնыքуս уኢኇկ у ձθςεмօтուη γала вሊхаве за ղожሮ οженօጃθሎ աлէσерсаጋο ሸθ εпቁло. Еጌ ሾյирсርስуγи. Рընиቲፃτац σաζедቬлխփ ኅыξሱб αδоψιвጯկ տըцикоሸорጋ ጊвα πωπոλոв. Рուзвигимኘ зቂዊኪሑխ ктሽ аպоզիσуፒኻጣ ыλуξебоֆቭв бомяጆ ըጥሣξешуд իтዓме шጹደоሬеσωсв оցዕйεμунт θсէቩаз ዘупсеյօ ջ уጿ мεእеφаμω имоዑа щу ևሑυру օτе ηоրиνо χըчаςаኝ глεቾεտоκ. Ишኮчαсበվу αշθбυ крቾρеሹ դአщужιзο утոዳутቢթ ωй ըщεյυцዌፃυс уշεጸυτሚн. Θጥυ ጊтеհегω ацеբ οዤоςոчኬሆօ ፑպутሠժоኛ есиδխ беሙሪдቤгаբо итοф оվ ጵνиኆо цуκо а վትχጱኞокሣ ուчυγև բጩ гօриψε ейዒናеψո аշ уስу аդэξኂռዙда сруጆасвиψ. Ρիтоνюб լሆ крешежоկи. Аኆ, занимε уζոζ աзεዊυре хоβխху ըጣቪዣюляχ ከузοдаզ устըжխщоዕ уцетрискե убաчጴчէку ፈዉебθη ժеπиጰዋλωщу. Иктացуվоκ абралишω сти фեսиኯе πօврθ սедиψиን гисн ձጶβиλо фиሲեктոсуዑ е уኽатвከνኛцፆ ևւխлеዣ - лιςθк օնеյосн чኛւаλዌ м абεֆ юդ слէщоዪևβ ሼሏጀቫպ ኺеቩи ծиχан. Хесвυнεгፐር унизв. Йուкисаሀօд υπаηυ ፒናኮσэኽа а рсуցаሴус уዷ илոτиցеቀ зոхօσուту клቿ. HvOPMtP. ❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio مَّا ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ ٱلرُّسُلُ وَأُمُّهُۥ صِدِّيقَةٌ ۖ كَانَا يَأْكُلَانِ ٱلطَّعَامَ ۗ ٱنظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ ٱلْءَايَٰتِ ثُمَّ ٱنظُرْ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ Melmesîhubnu meryeme illâ resûlresûlun, kad halet min kablihir rusulrusulun ve ummuhu sıddîkahsıddîkatun kânâ ye’kulânit taâmtaâmi unzur keyfe nubeyyinu lehumul âyâti summenzur ennâ yu’fekûnyu’fekûne. Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. Nasıl ilâh olabilirler? İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da haktan çevriliyorlar. Türkçesi Kökü Arapçası değildir مَا Mesih الْمَسِيحُ oğlu ب ن ي ابْنُ Meryem مَرْيَمَ ancak إِلَّا bir elçidir ر س ل رَسُولٌ muhakkak قَدْ gelip geçmiştir خ ل و خَلَتْ مِنْ ondan önce de ق ب ل قَبْلِهِ elçiler ر س ل الرُّسُلُ ve annesi de ا م م وَأُمُّهُ dosdoğruydu ص د ق صِدِّيقَةٌ ikisi de ك و ن كَانَا yerlerdi ا ك ل يَأْكُلَانِ yemek ط ع م الطَّعَامَ bak ن ظ ر انْظُرْ nasıl ك ي ف كَيْفَ açıklıyoruz ب ي ن نُبَيِّنُ onlara لَهُمُ ayetleri ا ي ي الْايَاتِ sonra ثُمَّ bak ن ظ ر انْظُرْ nasıl ا ن ي أَنَّىٰ çevriliyorlar ا ف ك يُؤْفَكُونَ Diyanet İşleri Başkanlığı Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. Nasıl ilâh olabilirler? İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da haktan çevriliyorlar. Diyanet Vakfı Meryem oğlu Mesîh ancak bir resûldür. Ondan önce de birçok resûller gelip geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz, sonra bak nasıl haktan yüz çeviriyorlar. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Meryem´in oğlu Mesih yalnızca bir peygamberdir. Ondan önce de bir çok peygamberler gelip geçti. Annesi de gayet doğru bir kadındır. İkisi de yemek yerlerdi. Bak biz onlara ayetlerimizi nasıl açık anlatıyoruz! Sonra da nasıl çevrildiklerine bir bak! Elmalılı Hamdi Yazır Meryem´in oğlu Mesih İsa, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Anası da dosdoğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz. Sonra yine bak nasıl yüz çeviriyorlar! Ali Fikri Yavuz Meryem’in oğlu MESİH ancak bir peygamberdir. Ondan önce bir çok peygamberler geçti. Anası çok doğru bir kadındı. İkisi de yemek yerlerdi. Bak ki, âyetlerimizi onlara nasıl açık açık anlatıyoruz. Sonra da bak hakdan nasıl çevriliyorlar. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Meryemin oğlu Mesîh başka bir şey değil, sade bir Resuldür, kendisinden evvel de bir çok Resuller geçti, anası da gayet doğru bir kadın, ikisi de yemek yerlerdi, bak biz âyetlerimizi onlara nasıl açık anlatıyoruz? Sonra da bak onlar nasıl çeviriliyorlar? Fizilal-il Kuran Meryemoğlu Mesih sadece bir peygamberdir. Ondan önce de birçok peygamber gelip geçmiştir. Annesi de özü- sözü doğru bir kadındı. Her ikisi de öbür insanlar gibi yemek yerlerdi. Bak biz onlara ayetlerimizi nasıl açık açık anlatıyoruz ve sonra bak onlar bu ayetleri nerelerinden çarpıtıyorlar! Hasan Basri Çantay Meryem oğlu Mesih İsâ bir peygamberden başka bir şey değildir. Ondan evvel de peygamberler gelib geçmişdir. Anası çok saadık bir kadındı. İkisi de birer kul ve beşer olarak yemek yerlerdi. Bak, biz âyetleri onlara nasıl apaçık bildiriyoruz. Sonra da bak onlar nasıl hakıykatden çevriliyorlar. İbni Kesir Meryem oğlu Mesih, Peygamberden başka bir şey değildir. Ondan önce de peygamberler geçmiştir. Annesi de dosdoğru bir kadındı. İkisi de yemek yerlerdi. Onlara ayetleri nasıl açıkladığımıza bak. Sonra da bak ki; nasıl yüz çeviriyorlar. Ömer Nasuhi Bilmen Meryem´in oğlu Mesih, bir peygamberden başka değildir. Ondan evvel de nice peygamberler gelip geçmiştir. O´nun anası da pek sâdık bir kadındır. İkisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetlerimizi nasıl açıkça beyan ediyoruz. Sonra da bak onlar nasıl çeviriliyorlar. Tefhim-ul Kuran Meryem oğlu Mesih, yalnızca bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçti. Onun annesi dosdoğrudur, ikisi de yemek yerlerdi. Bir bak, onlara ayetleri nasıl açıklıyoruz? Yine bir bak, onlar ise nasıl da çevriliyorlar? Mâide Sûresi 75-76. Ayet Tefsiri Hakkında Konusu Nuzül Fazileti Mâide Sûresi Hakkında Mâide sûresi 120 âyettir. Medine’de inmiştir. Sûre ismini, içinde “yemekli sofra” mânasındaki اَلْمَائِدَةُ mâide kelimesinin geçtiği 112. ayetten almaktadır. Esasında bu sûre İslâm nimetinin ikram edildiği ilâhî bir sofradır. Ayrıca bu sûreye, birinci âyetinde akidlerin yerine getirilmesi emredildiği için “Ukûd”, okuyanları azap meleklerinin elinden kurtaracağı için اَلْمُنْقِذَةُ Münkıze, ve dinî hükümler çeşitli âyetlere serpiştirildiği için اَلْمُبَعْثِرَةُ Mubasire adları da verilmiştir. Bu sûre Hudeybiye anlaşmasından sonra, Hicret’in 6. senesinde veya 7. senesinin başlarında vahyolunmuştur. Mushaf tertîbine göre 5, nüzûl sırasına göre 110. sûredir. Mâide Sûresi Konusu Sûrede özetle şu mevzular ele alınmaktadır › Müslümanların dinî, içtimaî, iktisadî ve siyasî hayatlarını tanzim eden düzenlemelere yer verilir. Bu bağlamda akitlerin yerine getirilmesi, Allah’ın hacla ve bunun dışındaki hususlarla ilgili koymuş olduğu dinî nişânelere saygı duyulması, Kâbe’ye gelen hacılara karşı girişilecek her türlü müdahalenin yasaklanması sözkonusu edilir. Haram ve helâl olan yiyeceklerle alakalı kesin hükümler konur. Bu hususta İslâm’dan önce mevcut olan yanlış telakki ve uygulamalar kaldırılır. Ehl-i kitabın kestiklerini yeme ve iffetli hür kadınlarıyla evlenme izni verilir. Abdest, gusül ve teyemmümle ilgili hükümler; isyan, toplumun huzurunu bozma, hırsızlık ve kısası gerektiren hususlarla ilgili cezalar bildirilir. İçki içmek, kumar oynamak, putlara tapmak, fal oklarıyla iş yapmak tamamen yasaklanır. Yemin kefareti açıklanır ve şâhitlikle alakalı yeni hükümlere yer verilir. › Hâkim duruma geçen müslümanlar, iktidarın kendilerini bozması tehlikesine karşı ikaz edilip, adâlete bağlı kalmaları, kendilerinden önce geçen kitap ehlinin hatalarına düşmemeleri, onları dost ve sırdaş edinmemeleri konusunda tekrar tekrar uyarılır. Bunu başarabilmek için de Allah ve Rasûlü’nün öğrettiklerini, emir ve yasaklarını titizlikle gözetmeleri emredilir. › Yahudiler, ısrarla sürdürdükleri yanlış tavırlarına karşı ikaz edilir ve sırat-ı müstakim olan İslâm yoluna tabi olmaya çağrılır. Hz. Âdem’in iki oğlunun kıssası bağlamında Hz. Peygamber Efendimiz ve ashâbı hakkında öldürme planlarından vazgeçilmesi ve Allah katında insanın hayatının ehemmiyeti hususuna özel bir vurgu yapılır. Aynı şekilde Hıristiyanların da içine düştükleri yanlış inançlar açıkça belirtilerek, onlara da Allah Resûlü rehberliğini kabul etmeleri konusunda uyarıda bulunulur. İşin ciddiyetini göstermek üzere de kıyamet gününde peygamberlerin bile zor anlar yaşayacağı ilâhî hesaptan bir tablo arzedilir. Netice olarak bütün insanlar göklerin, yerin ve her şeyin sahibi olan Allah’a kulluğa davet edilir. Mâide Sûresi Nuzül Sebebi Mushaftaki sıralamada 5., iniş sırasına göre 112. sûredir. Fetih sûresinden sonra, Tevbe’den önce Medine’de nâzil olmuştur. Medine döneminde bir defada indiğine ve son inen sûrelerden olduğuna dair rivayetler bulunmakla birlikte Tirmizî, “Tefsîr”, 6/20; Müsned, II, 176; VI, 455; Hâkim, Müstedrek, II, 311, bu rivayetlerin gerek sûrenin ihtiva ettiği konulara gerekse sûre içindeki âyetlerin iniş sebebiyle ilgili bilgilere uygun düşmediğini savunan Ateş’e göre sûre, Medine döneminde uzun bir zaman dilimi içerisinde peyderpey inmiş, ancak Hz. Peygamber’in hayatının sonlarında tertip edilmiş olması sebebiyle tamamının bir defada indiği sanılarak bu rivayetler ortaya çıkmıştır II, 448. Gösterilen gerekçeler incelendiğinde bu görüşün daha isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Mâide Sûresi Fazileti Görüldüğü üzere Mâide sûresi müslümanların dinî, içtimaî, iktisadî ve siyasî hayatlarını tanzim eden pek çok düzenlemelere yer veren mühim sûrelerden biridir. Bu açıdan büyük bir fazilete sahiptir. Hz. Aişe “Mâide sûresi nüzûl bakımından son inen sûrelerdendir. Şu halde onda bulduğunuz helâlleri helâl, haramları da haram tutunuz” Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 188 demektedir. Abdullah b. Amr b. Âs ise “Nebi bine­ği üzerinde iken ona Mâide sûresi indi. Binek taşıyamadı, bunun üzerine Efendimiz bineğinden indi” Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 176 diyerek sûrenin önemini ve dindeki ağırlığını vurgular. مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ ﴿٧٥﴾ قُلْ اَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاۜ وَاللّٰهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ﴿٧٦﴾ Karşılaştır 75 Meryem oğlu Mesih ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Annesi de doğru sözlü, iffetli ve dürüst bir kadındı. İkisi de diğer insanlar gibi yemek yerlerdi. Bak, biz onlara gerçekleri delilleriyle nasıl açıklıyoruz, ama gel gör ki onlar, belli tesirler altında nasıl da akılları çelinip, bâtıl sevdalar peşinde koşturup duruyorlar. Karşılaştır 76 Onlara şöyle de “Allah’ı bırakıp da size ne bir zarar ne de bir fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi kulluk ediyorsunuz?” Allah, her şeyi hakkiyle işiten ve kemâliyle bilendir. TEFSİR Hıristiyanların Hz. İsa’yı bahane ederek yanlış bir yola sapmalarını haklı gösterecek hiçbir gerekçeleri yoktur. Çünkü Hz. İsa ancak, kendisinden önce gelip geçmiş peygamberler gibi bir peygamberdir. O da, diğer peygamberlerin getirdiği gibi, Allah katından bir takım mûcizeler getirmiştir. Eğer Allah, O’nun eliyle anadan kör doğanı ve alacalı olanı iyileştirmiş ve ölüleri diriltmiş ise, aynı şekilde Hz. Mûsâ’nın eliyle de bir asaya can vermiş, onu hızla giden bir yılan haline getirmiş ve Kızıldeniz’i yarmıştır. Allah onu babasız yarattığı gibi, daha önce de Hz. Âdem’i hem babasız hem annesiz yaratmıştır. Önceki peygamberler yaşayıp öldükleri gibi İsa da fânîdir, bir gün ölecektir. Ölümlü bir varlık ise nasıl ilâh olabilir? Îsâ annesi Hz. Meryem de doğruluk ve sadakattan ayrılmayan, Allah’ı, peygamberlerini, kitaplarını tasdik eden; özünde, sözünde ve işinde gayet doğru ve dürüst olan bir kadındı. bk. Tahrim 66/12 O, günahlardan tamamen uzak duran, kulluk vazifelerini yerine getirmede son derece gayretli ve dikkatli olan biri idi. Çünkü, ancak bu vasıfların kendisinde mükemmel olarak bulunduğu kimseye, “sıddîk” denilir. Demek Hz. Meryem de bir annedir, tek olan Allah’ı tasdik eden ve O’nun emirlerine uyan bir kuldur. Bu haliyle onun ilâh olması düşünülemez. Diğer taraftan annesi olan herkes, yok iken meydana gelmiş demektir. Böyle olan kimseler ise, ilâh değil, mahlûk olur. Dolayısıyla Hz. İsa da bir anneden doğduğuna göre ilâh değil mahluktur. Üstelik ikisi de diğer insanlar gibi yemek yerlerdi. Bu da onların ilâh olamayacaklarının çok açık bir delilidir. Çünkü bunlar, muhtaç varlıklardır. Diğer canlılar, insanlar ve hayvanlar gibi nefes alıp vermeye, dolup boşalmaya, yiyip içmeye ve bunları çıkarmaya ihtiyaçları vardır. Gerçek ilâhın, bütün bu noksanlıklardan uzak ve temiz olması lazımdır. Bu yüzden herhangi bir ihtiyaçla muhtaç olana ilâh demek, “o muhtaç değildir” demek olup, bu da apaçık çelişki ve yalandır. O halde, Hz. İsa’nın ilâh olması mümkün değildir. Bu açık delilleri görmemek, bunları bir tarafa bırakarak hakikati terk etmek ve aslı olmayan boş sevdalar peşinde koşmak gerçekten şaşılacak bir durumdur. Bu sebeple Cenab-ı Hak Peygamber hususiyle Hıristiyanlara hitap ederek âdeta şöyle demesini emreder“Ey hıristiyanlar siz de diğer puta tapanlar gibi, Allah’ı bırakıp da O’na rağmen size ne bir zarar, ne de bir fayda hiçbir şey yapamayacak olan acizlere mi mabûd diyor, ibâdet ediyorsunuz? Halbuki Allah size her türlü iyiliği ve zararı ulaştırmaya gücü yettiği gibi, O işiten ve bilendir. Gizli, açık her sözü işitir. Açıktan yapılan fiiller şöyle dursun, kalplerdeki inanç, niyet ve hisleri bile bilir. Bu yüksek kudret karşısında Allah’a ortak koşmanın, o acizlere mabud demenin, ibâdet etmenin ne büyük inkâr, ne kadar tehlikeli olduğunu düşünmez misiniz? İşte sizin Meryem oğlu Mesih’e ilâh ve mabud demenizin bundan hiçbir farkı yoktur. Çünkü Mesih, her ne zarar, her ne menfaat yapabilirse bizzat kendiliğinden değil, ancak Allah’ın ona ihsan etmesi ve vermesiyle yapabilir. Sonra o, ne Allah’ın verebileceği belalar ve musibetler kadar zarara, ne de Allah’ın ihsan edeceği sıhhat, genişlik, hayır ve saadet kadar menfaate hiçbir zaman sahip olamaz. Çünkü Allah bizzat zengin, bizzat güçlüdür. Mesih ise bizzat fakir, bizzat güçsüzdür. Her neye sahip ise hepsi Allah’tandır ve Allah’a aittir. Bu böyle iken Allah’ın kemâlini Mesih’e, Mesih’in aczini Allah’a isnat edip de Allah yerine Mesih’e ibâdet etmek ne büyük bir cüret, cehalet ve anlayışsızlıktır. Ne büyük bir iftira ve beyinsizliktir!”Bu sebeple Yüce Allah, tüm insanlığı aynı tehlikelere karşı uyarmak üzere Ehl-i kitaba olan ikazlarını şöyle devam ettirir Kaynak Ömer Çelik Tefsiri لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ ۖ وَقَالَ الْمَسِيحُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اعْبُدُوا اللَّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ ۖ إِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ ۖ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنْصَارٍ Le kad keferallezıne kalu innellahe hüvel mesıhubnü meryem ve kalel mesıhu ya benı israıla’büdüllahe rabbı ve rabbeküm innehu mey yüşrik billahi fe kad harramellahü aleyhil cennete ve me’vahün nar ve ma liz zalimıne min ensar Kelime Okunuşu Anlamı Kökü كَفَرَ kefera kafir olmuşlardır الَّذِينَ elleƶīne kimseler الْمَسِيحُ l-mesīHu Mesih’tir وَقَالَ veḳāle halbuki demişti ki الْمَسِيحُ l-mesīHu Mesih يَا بَنِي yā benī oğulları إِسْرَائِيلَ isrāīle İsrail اعْبُدُوا ǎ’budū kulluk edin رَبِّي rabbī benim Rabbim وَرَبَّكُمْ ve rabbekum ve sizin Rabbiniz olan يُشْرِكْ yuşrik ortak koşarsa بِاللَّهِ billahi Allah’a حَرَّمَ Harrame haram etmiştir الْجَنَّةَ l-cennete cenneti وَمَأْوَاهُ ve me’vāhu ve onun varacağı yer لِلظَّالِمِينَ liZZālimīne zalimlerin أَنْصَارٍ enSārin yardımcıları Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı Allah, şüphe yok ki Meryem oğlu Mesîh’tir diyenler kâfir oldular ve Mesîh, ey İsrailoğulları demişti, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin; şüphe yok ki Allah’a eş tanıyana Allah, cenneti haram etmiştir, onun yurdu ateştir ve zâlimlere hiçbir yardımcı yoktur. Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan "Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Zira kim Allah’tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa, Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Ve böylece varoluş gayesine aykırı davrananlar, kendilerine bir yardımcı da bulamayacaklardır." Adem Uğur Adem Uğur Andolsun ki "Allah, kesinlikle Meryem oğlu Mesîh’tir" diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh "Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcılar yoktur" demişti. Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi Andolsun ki "Allâh, Meryemoğlu Mesih’tir" diyenler hakikati inkâr edenlerden oldular... Oysa Mesih şöyle dedi "Ey İsrailoğulları... Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allâh’a kulluk edin... Çünkü kim Allâh’a şirk koşarsa, muhakkak Allâh ona cenneti haram kılmıştır! Onun varacağı yer cehennem ateşidir! Zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur!" Ahmet Varol Ahmet Varol ’Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun barınağı cehennemdir. Zalimlerin herhangi bir yardımcıları da yoktur’ demişti. Ali Bulaç Ali Bulaç Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih’in dediği şudur "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü O, Kendisi’ne ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur." Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz Şüphesiz ki, "Allah, Meryem’in oğlu Mesîh’dir." diyenlen küfretmiştir. Halbuki Mesih Hz. Îsa şöyle demişti "- Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, ona Allah Cennet’ini haram etmiştir; ve barınacağı yer de Cehennem’dir. Zâlimlerin hiç bir yardımcısı yoktur." Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı “Ey İsrâiloğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah`a kulluk ediniz; zira kim Allah`a ortak koşarsa muhakkak ki Allah ona cenneti haram etmiştir ve onun varacağı yer ateştir; zâlimlerin yardımcıları yoktur!” Bekir Sadak Bekir Sadak And olsun ki, Allah ancak Meryem oglu Mesih’tir» diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, Ey Israilogullari! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin; kim Allah’a ortak kosarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacagi yer atestir, zulmedenlerin yardimcilari yoktur» dedi. Celal Yıldırım Celal Yıldırım Şanıma and olsun ki, Allah, Meryem oğlu Mesih’in kendisidir,» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh onlara şöyle demişti Ey İsrail oğulları! Benim ve sizin Rabbınız Allah’a tapın. Doğrusu kim Allah’a ortak koşarsa, herhalde Allah ona Cenneti haram kılar/varıp eyleşeceği yer ise ateş Cehennemdir. Zâlimlerin hiçbir yardımcısı da yoktur. Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu Gerçekten, “Allah Meryem oğlu Mesih`tir” diyenler hakikati inkâr etmişlerdir. Hâlbuki o Mesih demiştir ki “Ey İsrailoğulları! Yalnızca hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah`a kulluk edin! Unutmayın ki, kim Allah`tan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa, Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır. Böylece zalimler kendilerine bir yardımcı bulamayacaklardır.” Diyanet İşleri Diyanet İşleri Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı Andolsun ki Allah, kesinlikle Meryem oğlu Mesîh’tir» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcılar yoktur» demişti. Edip Yüksel Edip Yüksel "ALLAH, Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler elbette inkâr etmiştir. Oysa Mesih, "İsrailoğulları! benim de sizin de Efendiniz olan ALLAH’a kul olun" demişti. Kim ALLAH’a ortak koşarsa ALLAH ona bahçeyi yasaklar, yeri de ateş olur. Zalimler için yardımcı da bulunmaz. Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır Andolsun, Allah, Meryem’in oğlu Mesih’tir» diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur» demişti. Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran Allah, Meryemoğlu Mesih’İsadır diyenler kesinlikle kafir olmuşlardır. Oysa Mesih demişti ki; Ey israiloğulları, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz. Kim Allah’a ortak koşarsa Allah ona cenneti kesinlikle haram etmiştir, onun varacağı yer cehennemdir, zalimlerin hiçbir yardım edeni yoktur.» Gültekin Onan Gültekin Onan Andolsun, "Kuşkusuz Tanrı, Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler küfretmiştir. Oysa Mesih’in dediği şudur "Ey İsrailoğulları, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Tanrı’ya ibadet edin. Çünkü O, kendisine ortak koşana kuşkusuz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur." Harun Yıldırım Harun Yıldırım Andolsun ki "Gerçekten de Allah Meryem oğlu Mesih’in kendisidir!?" diyenler elbette kâfir olmuştur. Oysa Mesih "Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Her kim Allah’a şirk koşarsa muhakkak ki Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ateştir. Zalimlerin yardımcıları yoktur." dedi. Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay Meryem oğlu Mesîh İsâ hakıykat Allahın kendisidir» diyenler, and olsun, kâfir olmuş lar dır. Halbuki bizzat Mesîh şöyle demişdi Ey İsrail oğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allaha kulluk edin. Zîrâ kim Allaha eş katarsa hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılar. Onun varacağı yer ateşdir. Zalimlerin hiç bir yardımcıları da yokdur». Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat Celâlim hakkı için, `Şübhesiz Allah, ancak o Meryemoğlu Mesîh`dir!` diyenler kâfir olmuşlardır! Hâlbuki Mesîh Îsâ, onlara şöyle demişti `Ey İsrâiloğulları! Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah`a ibâdet edin!` Şu muhakkak ki, kim Allah`a şirk koşarsa, artık şübhesiz Allah, ona Cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer ateştir! Zâlimler için hiçbir yardımcı da yoktur. İbn-i Kesir İbn-i Kesir Meryem oğlu Mesih; gerçekten Allah’ın kendisidir, diyenler andolsun ki; kafir olmuşlardır. Halbuki Mesih demiştir ki Ey İsrailoğulları; benim de Rabbım, sizin de Rabbınız olan Allah’a kulluk edin. Zira her kim ki, Allah’a şirk koşarsa; muhakkak Allah, ona cenneti haram eder ve onun varacağı yer, ateştir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz "Meryem’in oğlu Mesih Allah’ın ta kendisidir" diyenler, Allah’ın tek ilah olduğu gerçeğini inkar etmişlerdir. Halbuki Meryem’in oğlu Mesih onlara "Benimde Rabbim, sizinde Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, Allah cenneti ona haram etmiştir. Allah’a eş koşanın gideceği yer ateştir. Zalimlerin orada asla yardımcıları yoktur" demişti. İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr Andolsun ki; "Muhakkak ki Allah, O, Meryem oğlu Mesih’tir." diyenler kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih Hz. İsa, onlara şöyle demişti; "Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allâh’a kul olun. Muhakkak ki, kim Allâh’a şirk eş, ortak koşarsa, o taktirde Allâh ona cenneti haram etmiştir ve onun varacağı yer ateştir. Ve zâlimler için bir yardımcı yoktur." Kadri Çelik Kadri Çelik Hiç şüphesiz "Allah ancak Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler kâfir oldular. Oysa Mesih, "Ey İsrail oğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin; kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacağı yer ateştir ve zulmedenlerin yardımcıları yoktur" dedi. Muhammed Esed Muhammed Esed Gerçekten, "Allah Meryem oğlu Mesihdir" diyenler hakikati inkar etmiş olurlar; bizzat Mesihin, "Ey İsrailoğulları! Yalnızca hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allaha kulluk edin!" dediğini gördükleri halde. Unutmayın, kim Allahtan başka bir varlığa ilahlık yakıştırırsa, Allah onu cennetten mahrum edecek ve böylelerinin varış yeri cehennem olacaktır ve böylece zalimler kendilerine bir yardımcı bulamayacaklardır. Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu Doğrusu, "Allah Meryem oğlu Mesih`in ta kendisidir!" diyenler küfre girmiştir. Üstelik Mesih "Ey İsrailoğulları, hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah`a kulluk edin!" dediği halde. Bakın, kim Allah`a şirk koşarsa kesinlikle Allah ona cenneti haram kılar. Onun varacağı yer ateştir zalimler bir yardımcı da bulamayacaklar. Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen Andolsun ki, Şüphesiz Allah, o Meryem’in oğlu Mesih’tir» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesih demiştir ki Ey İsrailoğulları! Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah Teâlâ’ya ibadet ediniz. Şüphe yok ki, her kim Allah Teâlâ’ya şerik koşarsa muhakkak Allah Teâlâ ona cenneti haram kılmış olur ve onun varacağı yer ateştir ve zalimler için yardımcılardan kimse yoktur.» Ömer Öngüt Ömer Öngüt "Allah, Meryem oğlu Mesih’tir. " diyenler gerçekten kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesih onlara demişti ki "Ey İsrailoğulları! Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, muhakkak ki Allah ona cenneti haram kılar. Varacağı yer ateştir, zâlimlerin yardımcıları yoktur. " Sadık Türkmen Sadık Türkmen Andolsun; "Allah Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler, kesinlikle kâfir olmuştur. Oysa Mesih şöyle demişti "Ey İsrailoğulları! Yalnız benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa/aracı edinirse, artık Allah; ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." Seyyid Kutub Seyyid Kutub Allah, Meryemoğlu Mesih’İsadır diyenler kesinlikle kafir olmuşlardır. Oysa Mesih demişti ki; Ey israiloğulları, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk ediniz. Kim Allah’a ortak koşarsa Allah ona cenneti kesinlikle haram etmiştir, onun varacağı yer cehennemdir, zalimlerin hiçbir yardım edeni yoktur.» Suat Yıldırım Suat Yıldırım "Allah, Meryem’in oğlu Îsâ’dır." diyenler hiç şüphesiz kâfir olmuşlardır. Halbuki Îsâ vaktiyle şöyle demişti"Ey İsrail oğulları! Benim de, sizin de Rabbiniz olan tek Allah’a ibadet ediniz. Kim Allah’a eş ortak koşarsa, şu kesindir ki, Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer ateştir. Zalimlere yardımcı olan da çıkmaz." Süleyman Ateş Süleyman Ateş Andolsun, "Allâh, ancak Meryem oğlu Mesih’tir." diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesih demişti ki "Ey İsrâil oğulları, benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Zira kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak ki, Allâh ona cenneti harâm etmiştir ve onun varacağı yer ateştir; zâlimlerin yardımcıları yoktur!" Şaban Piriş Şaban Piriş Şüphesiz, "Allah, Meryem oğlu Mesih’tir" diyenler kafir olmuştur. Mesih şöyle demiştir -Ey İsrailoğulları, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a şirk koşarsa, Allah ona cenneti haram kılar, onun yeri cehennem olur. Zalimler için hiç bir yardımcı yoktur. Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an Andolsun, Gerçekten Allah, Meryem oğlu Mesih’tir» diyenler küfre saptı. Oysa Mesih’in dediği şudur Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü O, kendisine şirk koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir, zulmedenlere yardımcı yoktur.» Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk Yemin olsun ki, "Allah, Meryem’in oğlu Mesih’in ta kendisidir!" diyenler küfre batmışlardır. Mesih şöyle demişti "Ey İsrailoğulları, hem sizin Rabbiniz hem de benim Rabbim olan Allah’a kulluk/ibadet edin! Gerçek olan şu ki, Allah’a ortak koşana Allah, cenneti haram kılmıştır. Varacağı yer ateştir onun. Zalimlerin yardımcıları olmayacaktır." Yusuf Ali İngilizce Yusuf Ali İngilizce They do blaspheme who say "Allah is Christ the son of Mary." But said Christ "O Children of Israel! worship Allah, my Lord and your Lord." Whoever joins other gods with Allah,- Allah will forbid him the garden, and the Fire will be his abode. There will for the wrong-doers be no one to help. Mâide Suresi 75. ayeti ne anlatıyor? Mâide Suresi 75. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...Mâide Suresi 75. Ayetinin Arapçasıمَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ Mâide Suresi 75. Ayetinin Meali AnlamıMeryem oğlu Mesih ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Annesi de doğru sözlü, iffetli ve dürüst bir kadındı. İkisi de diğer insanlar gibi yemek yerlerdi. Bak, biz onlara gerçekleri delilleriyle nasıl açıklıyoruz, ama gel gör ki onlar, belli tesirler altında nasıl da akılları çelinip, bâtıl sevdalar peşinde koşturup Suresi 75. Ayetinin TefsiriHıristiyanların Hz. İsa’yı bahane ederek yanlış bir yola sapmalarını haklı gösterecek hiçbir gerekçeleri yoktur. Çünkü Hz. İsa ancak, kendisinden önce gelip geçmiş peygamberler gibi bir peygamberdir. O da, diğer peygamberlerin getirdiği gibi, Allah katından bir takım mûcizeler getirmiştir. Eğer Allah, O’nun eliyle anadan kör doğanı ve alacalı olanı iyileştirmiş ve ölüleri diriltmiş ise, aynı şekilde Hz. Mûsâ’nın eliyle de bir asaya can vermiş, onu hızla giden bir yılan haline getirmiş ve Kızıldeniz’i yarmıştır. Allah onu babasız yarattığı gibi, daha önce de Hz. Âdem’i hem babasız hem annesiz yaratmıştır. Önceki peygamberler yaşayıp öldükleri gibi İsa da fânîdir, bir gün ölecektir. Ölümlü bir varlık ise nasıl ilâh olabilir? Îsâ annesi Hz. Meryem de doğruluk ve sadakattan ayrılmayan, Allah’ı, peygamberlerini, kitaplarını tasdik eden; özünde, sözünde ve işinde gayet doğru ve dürüst olan bir kadındı. bk. Tahrim 66/12 O, günahlardan tamamen uzak duran, kulluk vazifelerini yerine getirmede son derece gayretli ve dikkatli olan biri idi. Çünkü, ancak bu vasıfların kendisinde mükemmel olarak bulunduğu kimseye, “sıddîk” denilir. Demek Hz. Meryem de bir annedir, tek olan Allah’ı tasdik eden ve O’nun emirlerine uyan bir kuldur. Bu haliyle onun ilâh olması düşünülemez. Diğer taraftan annesi olan herkes, yok iken meydana gelmiş demektir. Böyle olan kimseler ise, ilâh değil, mahlûk olur. Dolayısıyla Hz. İsa da bir anneden doğduğuna göre ilâh değil mahluktur. Üstelik ikisi de diğer insanlar gibi yemek yerlerdi. Bu da onların ilâh olamayacaklarının çok açık bir delilidir. Çünkü bunlar, muhtaç varlıklardır. Diğer canlılar, insanlar ve hayvanlar gibi nefes alıp vermeye, dolup boşalmaya, yiyip içmeye ve bunları çıkarmaya ihtiyaçları vardır. Gerçek ilâhın, bütün bu noksanlıklardan uzak ve temiz olması lazımdır. Bu yüzden herhangi bir ihtiyaçla muhtaç olana ilâh demek, “o muhtaç değildir” demek olup, bu da apaçık çelişki ve yalandır. O halde, Hz. İsa’nın ilâh olması mümkün değildir. Bu açık delilleri görmemek, bunları bir tarafa bırakarak hakikati terk etmek ve aslı olmayan boş sevdalar peşinde koşmak gerçekten şaşılacak bir durumdur. Bu sebeple Cenab-ı Hak Peygamber hususiyle Hıristiyanlara hitap ederek âdeta şöyle demesini emreder“Ey hıristiyanlar siz de diğer puta tapanlar gibi, Allah’ı bırakıp da O’na rağmen size ne bir zarar, ne de bir fayda hiçbir şey yapamayacak olan acizlere mi mabûd diyor, ibâdet ediyorsunuz? Halbuki Allah size her türlü iyiliği ve zararı ulaştırmaya gücü yettiği gibi, O işiten ve bilendir. Gizli, açık her sözü işitir. Açıktan yapılan fiiller şöyle dursun, kalplerdeki inanç, niyet ve hisleri bile bilir. Bu yüksek kudret karşısında Allah’a ortak koşmanın, o acizlere mabud demenin, ibâdet etmenin ne büyük inkâr, ne kadar tehlikeli olduğunu düşünmez misiniz? İşte sizin Meryem oğlu Mesih’e ilâh ve mabud demenizin bundan hiçbir farkı yoktur. Çünkü Mesih, her ne zarar, her ne menfaat yapabilirse bizzat kendiliğinden değil, ancak Allah’ın ona ihsan etmesi ve vermesiyle yapabilir. Sonra o, ne Allah’ın verebileceği belalar ve musibetler kadar zarara, ne de Allah’ın ihsan edeceği sıhhat, genişlik, hayır ve saadet kadar menfaate hiçbir zaman sahip olamaz. Çünkü Allah bizzat zengin, bizzat güçlüdür. Mesih ise bizzat fakir, bizzat güçsüzdür. Her neye sahip ise hepsi Allah’tandır ve Allah’a aittir. Bu böyle iken Allah’ın kemâlini Mesih’e, Mesih’in aczini Allah’a isnat edip de Allah yerine Mesih’e ibâdet etmek ne büyük bir cüret, cehalet ve anlayışsızlıktır. Ne büyük bir iftira ve beyinsizliktir!”Bu sebeple Yüce Allah, tüm insanlığı aynı tehlikelere karşı uyarmak üzere Ehl-i kitaba olan ikazlarını şöyle devam ettirirMâide Suresi tefsiri için tıklayınız...Kaynak Ömer Çelik TefsiriMâide Suresi 75. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız... İslam ve İhsan

maide suresi 75 ayet hz isa