sCcAeP. Fakat oturarak mesai geçirenler kadar sürekli ayakta kalarak çalışanlar da birçok ayak sağlığı sorunuyla karşılaşabiliyor. Siz de uzun saatler boyunca ayakta durarak çalıştığınız için ayaklarınızda çeşitli rahatsızlıklar yaşıyor musunuz? Peki, bazı ayak bakımı önerileriyle bu problemlerden kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz? Central Hospital?dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan, ?Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir.? diyor. Hostes, garson, AVM çalışanı, güvenlik görevlisi veya tezgahtar gibi mesleklere mensup olanlar, uzun süre ayakta çalışmaları nedeniyle bazı sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu problemlerin başında ise ayak sağlığı sorunları geliyor. Gün içinde sürekli ayakta kalarak çalışan kişilerin en fazla yaşadığı rahatsızlıklar arasında ortopedik ve dermatolojik problemler sayılıyor. Uzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyor Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Bunun nedeni de vücutta hareket azaldıkça kan dolaşımının da azalmasıdır. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir. Ayak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilir Uzun saatler ayakta durarak çalışanlar, ayak sağlığı problemlerinden korunmak için gün içerisinde belli aralıklarla mutlaka oturmaya ve dinlenmeye özen göstermelidir. Çünkü 10 saat ve üzeri çalışanların, sürekli ayakta durmaları nedeniyle tüm vücut yükü bacaklara ve ayaklara biner. Bunun sonucunda ayak ve bacaklarda oluşan baskı ise ayak tabanında şişme başta olmak üzere, su toplaması ve karıncalanma hissi gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Bu kişiler gün içerisinde yeteri kadar dinlenmediğinde, ilerleyen süreçlerde varis problemleriyle karşılaşabilir. Ayakta çalışanlar, varis probleminin önüne geçebilmek için varis çorabı kullanabilir. Varis çorapları, varisleri tedavi etmese de bacakların dinlenmesine ve yeni varis oluşumun engellenmesine katkı sağlayabilir. Kösele ayakkabıları unutun Sürekli ayakta durmak, varis dışında topuk dikeni sorununa da zemin hazırlayabilir. Çünkü topuğun taban yapısı özel bir yağ dokusu ile kaplıdır. Bu doku, vücudun mevcut yükünü taşıyabilmek için bölüm bölüm olacak şekilde topuk tabanında sıralıdır. Bu yağ dokusunun uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak aşınması, ayağın yük taşıma özelliğini kaybetmesine ve zamanla çeşitli ağrıların oluşmasına sebep olabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için ise kösele tabanlı ayakkabılardan uzak durulmalı, aksine yumuşak tabanlı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca sabahları yataktan kalktıktan sonra ayak tabanını esnetmeye faydalı olacak egzersizler yapılabilir. Ayakta ağrıyan bölgeler varsa, her gün 1-2 dakika kadar masaj yapılabilir. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilir Ortalama olarak 12 saatlik bir mesaisi bulunan kişiler nasır problemi yaşayabilir. Uzun ve yorucu çalışma saatleri, rahatlık şartlarına sahip olmayan yanlış ayakkabı seçimi ve sabit duruş nasırın oluşmasına yol açar. Nasır, ayak tabanında oluşabildiği gibi parmak aralarında da görülebilir. Ayakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalı 10 saat ve üzeri sürelerde ayakta çalışan kişilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında ayakkabı seçimi gelir. Bu kişiler, ayakkabı satın alırken renk ve şekil özelliklerine değil ayak sağlığına özen göstermelidir. Ayrıca mesai sonunda ayaklar şişebildiği için, giyilecek ayakkabı günlük ayakkabılardan yarım veya 1 numara büyük olmalıdır. Satın alınan ayakkabı ise yalnız tek ayakta değil iki ayakta birden denenmelidir. Ortopedik özellik olmazsa olmaz Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde bot ya da çizme alınacaksa tercih, elastik tabana sahip olan ortopedik modellerden yana kullanılmalıdır. Kış sonunda rafları alacak yazlık ayakkabılar ise yine ortopedik ve ayağın hava almasına olanak sağlayan türde olmalıdır. Ayakkabı seçimi sırasında plastik içerikli ayakkabılar ve deri babetlerden de uzak durulmalıdır. Çünkü bu türdeki ayakkabılar ayakların terlemesine ve mikropların oluşmasına yol açabilir. Çalışma şartları gereği topuklu ayakkabı giymek zorunda olanlar ise 5 cm?den yüksek olmayan ayakkabılar tercih etmelidir. Ağrı sorununu silikon tabanlık çözebilir Gün içerisinde sürekli ayakta kalan kişilerin ayakkabı tabanına yerleştireceği silikon tabanlık, daha yumuşak bir basış elde edilmesine ve ayak tabanında oluşan ağrıların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu tabanlıklar ayrıca kişinin kemikli olan bölgelerinin korunmasına da yardımcı olur. Ödem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu su Ayak sorunlarını en aza indirebilmek için birtakım bakım yöntemlerinin uygulanması gerekir. Gün sonunda ayakların yıkanması da bu yöntemlerin başında gelir. Fakat ayakları yıkarken kullanılan suyun ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. Ayaklar yıkandıktan sonra ise mutlaka bir havlu yardımıyla kurulanmalıdır. Ayakları ılık ve tuzlu içinde bekletmek ödem oluşumunu hafifletebilir. Terleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsiniz Uzun süre ayakkabı içinde kalan ayakları biraz olsun rahatlatabilmek için aynı ayakkabıyı iki gün üst üste giymemeye özen göstermek gerekir. Bu durum, ayaklarda oluşacak terleme ve kötü kokuları önlemeye yardımcı olabilir. Her bireyin ayak ve cilt yapısı farklılık gösterir. Bu nedenle bazı kişilerin ayaklarında aşırı terleme yaşanabilir. Bu terlemeleri engelleyebilmek için işe ilk önce ayaktaki bakteri miktarını azaltmakla başlanmalıdır. Bunun için de alüminyum içeren kremler kullanılabilir. Belli periyodlarla antiseptik içeren ilaçlarla ayakları yıkamak da kötü koku oluşumunu önleyebilir. Ayrıca kapalı ayakkabıların içine giyilecek çorapların muhakkak pamuktan üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. Çünkü naylon çoraplar ayakların terlemesine ve ayakta kötü koku oluşmasına zemin hazırlar.
Bazı çalışan kişiler, gün boyunca ayakta kalırlar. Bazıları ise hem ayakta hemde hareketsiz de kalabiliyor. Ayakta devamlı kalanlar ise ayakkabı tercihlerini yanlış seçerek bazı ortopedik sorunların yanında vücudun kan dolaşımını da ters etki yarattığını biliyor muydunuz? Konuyla ilgili bir uzman olan Central Hospital’in Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan, iş günlerinde 6 ile 8 saat ayakta kalan çalışanların bacak alt kısmında ödem oluşturduğunu anlattı. Ayrıca günün sonunda da yorgunlukta cabası. Bunun sebebinin sürekli ayakta durmaktan kaynaklanan kan dolaşımından kaynaklandığını bildirdi. Kan dolaşımı yavaşladığında, şişmeler ve ağrının oluşmasına neden olduğu belirlendi. Peki bunu değiştirebilir miyiz? Mecburen ayakta çalışma zorunda kalan tezgahtarlar, güvenlik görevlileri, garsonlar ve hosteslerin bu problemden kurtulmanın yollarını biliyorlar mı? Sizlere bu konu hakkında araştırma yaptık ve nasıl bu sorunla baş edeceğiz? ne yapmalıyız? ile ilgili bir yazı hazırladık. Uzun süre ayakta kalanlar nasıl ayakkabı seçmeli? Yanlış ayakkabi sonucu oluşan topuk ağrıları Öncelikle yanlış ayakkabılardan kurtulun! Ayakkabı nasıl seçilmeli ?İşe gitmeden önce biraz ayak egzersizi yapın!İşten geldikten sonra ağrıyan ve kokan ayaklara neler yapmalı?Gün içinde uzun süre ayakta kalanlar dikkatUzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyorAyak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilirKösele ayakkabıları unutunUygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilirAyakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalıOrtopedik özellik olmazsa olmazAğrı sorununu silikon tabanlık çözebilirÖdem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu suTerleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsinizYanlış Ayakkabı Seçiminin Yol Açtığı HastalıklarHATALI AYAKKABI SEÇİMİNİN YOL AÇTIĞI 5 HASTALIKİDEAL BİR AYAKKABI NASIL OLMALI?Tüm gün ayakta çalışanlar pek çok ayak hastalığına maruz kalabilirUzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyorAyak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilirKösele ayakkabıları unutunUygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilirAyakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalıOrtopedik özellik olmazsa olmazAğrı sorununu silikon tabanlık çözebilirÖdem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu suTerleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsiniz Uzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyor Ayak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilir Kösele ayakkabıları unutun Uygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilir Ayakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalı Ortopedik özellik olmazsa olmaz Ağrı sorununu silikon tabanlık çözebilir Ödem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu su Terleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsinizTopuklu Ayakkabı İle Uzun Süre Ayakta Kalmanın 5 Yolu1 Topuklu Ayakkabınızı Dondurucuda Bekletin2 Topuklara Ped Ekleyin3 İki Parmağınızı Bantlayın4 Talk Pudrası Kullanın5 Ayakkabı Tabanınızı Zımparalamayı İhmal Etmeyin Öncelikle yanlış ayakkabılardan kurtulun! Ayakkabı nasıl seçilmeli ? Kösele ayakkabı kullanıyorsanız ilk önce bundan vazgeçin. Ama iş yerinde zorunlu diyorsanız, o zaman kösele tiplerinde tabanları ortopedik ayakkabılar var. Haklısınız biraz pahalı. Uzun süre çalışmalarınızda sizi ayakta tutacak ve para kazanmanızda bir araç olan yanlış ayakkabı tercihi ile ilerde varis hastalığına kapı aralarsınız. Ayakkabı tercih ederken kim ne der diye bakmayın. Gerçi bizim kültürümüzde düşman ayağa bakar diye bir deyim de yok değil . Fakat önce sağlığınız. Yumuşak tabanlı ve hava alabilen özel tabanlı ayakkabılar artık her yerde bulunmakta. Dış mekan yada iç mekana göre sıcaklığı düşünün ve terleme olur mu? Bu sorulara siz cevap verebilirsiniz. Cevaplarınıza göre tercih yapın. Havasız kalan ayaklarda terleme ile mantar oluşumunu unutmamanız gerekmektedir. Ayak numaranız kaç ise yarım yada 1 numara büyüğünü alın. Ayakkabı almaya giderken mesai bitiminde kesinlikle gitmeyin. Çünkü yarım numaraya kadar, Ayakta durduğunuzdan şişiklik oluşmuş olabilir. Ayakkabı almaya gittiğinizde 2 ayağınızla beraber deneyin. Ayakkabıların tercihlerinde kesinlikle ortopedik taban tercihi yapmalısınız! Kışlık ayakkabı tercihlerinde, suni deri ise ayakta çalışanların tam bir belası. Bu seçimden uzak durun! Nedeni ise, ayakların terlemesine ve bakteri üretmeye elverişlidir. Uzun süre ayakta kalanlar nasıl ayakkabı seçmeli? Yanlış ayakkabı varislere neden olabilir. Varis çorabı Uzun süre ayakta kalan bayan çalışanlar, topuklu ayakkabı zorunluluğu varsa 5 cm geçmeyin. Yanlış ayakkabı bununla beraber duruş bozukluğuna sebep olur. En kötüsü de Nasırların oluşması. Nasır, ayak tabanında oluşabildiği gibi parmak aralarında da görülebilir. Ayakkabı tercihinizi değiştirdikten sonra, eğer varisle ilgili bir probleminiz varsa varis çorabı almanız gerekebilir. Bununla ilgili ortopedi uzmanlarından destek alabilirsiniz. Uzun süre ayakta çalışanların en az iş için 2 ayakkabı olması gerekmektedir. Bir ayakkabı 2 iş günden fazla kullanmamalısınız. Birinci ayakkabıyı 2 gün kullanın 2 gün balkon da havalandırın. İkinci ayakkabıyı böylece daha rahat kullanabileceksiniz. İşe gitmeden önce biraz ayak egzersizi yapın! Yataktan kalktığınızda, biraz ayakları hareket ettirmek için parmak uçlarınızla sanki elma topluyormuş gibi havaya doğru uzanıp inin. Ayakta ağrı varsa, ayak kremleri ile 2 dakika masaj yapın. Kişisel bakımı elden bırakmamak için, ayak kremleri ile yumuşaklığı tekrar kazanabilirsiniz. İşten geldikten sonra ağrıyan ve kokan ayaklara neler yapmalı? Kesinlikle ayaklarınızı yıkamayı unutmayın. Su ılık olmalı ve iyice kurutulmalı. Ayaklar 5 yada 10 dakika yukarı kaldırılarak dinlendirilir. Ödem var ise yani şişkinlik o zaman tuzlu su içinde ayaklarınızı bekletebilirsiniz. Koku probleminin nedeni, havasız kalan ayakların, aşırı terlemeden nemli kalması ve bakterilerin oluşturmasıdır. Bir de bu teri emmeyen plastik yapılı çoraplardır. Ayakkabını değiştirdikten sonra kesinlikle gerçek pamuklu çoraplar kullanınız. Eğer ayak kokuları devam ederse artık ayak kokularını engelleyen alüminyum içeren kremler mevcut. ayak kokusundan kurtulamıyorsanız hala ortopedi uzmanından destek alınız. Antiseptik içeren ilaçlarla ayakları yıkamak da kötü koku oluşumunu önleyebilir. Источник // Gün içinde uzun süre ayakta kalanlar dikkat Gün içerisinde uzun saatler boyunca oturarak çalışanlar, sürekli hareketsiz kalmaya bağlı bazı ergonomik problemler yaşayabiliyor. Fakat oturarak mesai geçirenler kadar sürekli ayakta kalarak çalışanlar da birçok ayak sağlığı sorunuyla karşılaşabiliyor. Siz de uzun saatler boyunca ayakta durarak çalıştığınız için ayaklarınızda çeşitli rahatsızlıklar yaşıyor musunuz? Peki, bazı ayak bakımı önerileriyle bu problemlerden kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz? Central Hospital'dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan,“Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir” diyor. Hostes, garson, AVM çalışanı, güvenlik görevlisi veya tezgahtar gibi mesleklere mensup olanlar, uzun süre ayakta çalışmaları nedeniyle bazı sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu problemlerin başında ise ayak sağlığı sorunları geliyor. Gün içinde sürekli ayakta kalarak çalışan kişilerin en fazla yaşadığı rahatsızlıklar arasında ortopedik ve dermatolojik problemler sayılıyor. Uzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyor Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Bunun nedeni de vücutta hareket azaldıkça kan dolaşımının da azalmasıdır. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir. Ayak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilir Uzun saatler ayakta durarak çalışanlar, ayak sağlığı problemlerinden korunmak için gün içerisinde belli aralıklarla mutlaka oturmaya ve dinlenmeye özen göstermelidir. Çünkü 10 saat ve üzeri çalışanların, sürekli ayakta durmaları nedeniyle tüm vücut yükü bacaklara ve ayaklara biner. Bunun sonucunda ayak ve bacaklarda oluşan baskı ise ayak tabanında şişme başta olmak üzere, su toplaması ve karıncalanma hissi gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Bu kişiler gün içerisinde yeteri kadar dinlenmediğinde, ilerleyen süreçlerde varis problemleriyle karşılaşabilir. Ayakta çalışanlar, varis probleminin önüne geçebilmek için varis çorabı kullanabilir. Varis çorapları, varisleri tedavi etmese de bacakların dinlenmesine ve yeni varis oluşumun engellenmesine katkı sağlayabilir. Kösele ayakkabıları unutun Sürekli ayakta durmak, varis dışında topuk dikeni sorununa da zemin hazırlayabilir. Çünkü topuğun taban yapısı özel bir yağ dokusu ile kaplıdır. Bu doku, vücudun mevcut yükünü taşıyabilmek için bölüm bölüm olacak şekilde topuk tabanında sıralıdır. Bu yağ dokusunun uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak aşınması, ayağın yük taşıma özelliğini kaybetmesine ve zamanla çeşitli ağrıların oluşmasına sebep olabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için ise kösele tabanlı ayakkabılardan uzak durulmalı, aksine yumuşak tabanlı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca sabahları yataktan kalktıktan sonra ayak tabanını esnetmeye faydalı olacak egzersizler yapılabilir. Ayakta ağrıyan bölgeler varsa, her gün 1-2 dakika kadar masaj yapılabilir. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilir Ortalama olarak 12 saatlik bir mesaisi bulunan kişiler nasır problemi yaşayabilir. Uzun ve yorucu çalışma saatleri, rahatlık şartlarına sahip olmayan yanlış ayakkabı seçimi ve sabit duruş nasırın oluşmasına yol açar. Nasır, ayak tabanında oluşabildiği gibi parmak aralarında da görülebilir. Ayakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalı 10 saat ve üzeri sürelerde ayakta çalışan kişilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında ayakkabı seçimi gelir. Bu kişiler, ayakkabı satın alırken renk ve şekil özelliklerine değil ayak sağlığına özen göstermelidir. Ayrıca mesai sonunda ayaklar şişebildiği için, giyilecek ayakkabı günlük ayakkabılardan yarım veya 1 numara büyük olmalıdır. Satın alınan ayakkabı ise yalnız tek ayakta değil iki ayakta birden denenmelidir. Ortopedik özellik olmazsa olmaz Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde bot ya da çizme alınacaksa tercih, elastik tabana sahip olan ortopedik modellerden yana kullanılmalıdır. Kış sonunda rafları alacak yazlık ayakkabılar ise yine ortopedik ve ayağın hava almasına olanak sağlayan türde olmalıdır. Ayakkabı seçimi sırasında plastik içerikli ayakkabılar ve deri babetlerden de uzak durulmalıdır. Çünkü bu türdeki ayakkabılar ayakların terlemesine ve mikropların oluşmasına yol açabilir. Çalışma şartları gereği topuklu ayakkabı giymek zorunda olanlar ise 5 cm'den yüksek olmayan ayakkabılar tercih etmelidir. Ağrı sorununu silikon tabanlık çözebilir Gün içerisinde sürekli ayakta kalan kişilerin ayakkabı tabanına yerleştireceği silikon tabanlık, daha yumuşak bir basış elde edilmesine ve ayak tabanında oluşan ağrıların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu tabanlıklar ayrıca kişinin kemikli olan bölgelerinin korunmasına da yardımcı olur. Ödem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu su Ayak sorunlarını en aza indirebilmek için birtakım bakım yöntemlerinin uygulanması gerekir. Gün sonunda ayakların yıkanması da bu yöntemlerin başında gelir. Fakat ayakları yıkarken kullanılan suyun ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. Ayaklar yıkandıktan sonra ise mutlaka bir havlu yardımıyla kurulanmalıdır. Ayakları ılık ve tuzlu içinde bekletmek ödem oluşumunu hafifletebilir. Terleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsiniz Uzun süre ayakkabı içinde kalan ayakları biraz olsun rahatlatabilmek için aynı ayakkabıyı iki gün üst üste giymemeye özen göstermek gerekir. Bu durum, ayaklarda oluşacak terleme ve kötü kokuları önlemeye yardımcı olabilir. Her bireyin ayak ve cilt yapısı farklılık gösterir. Bu nedenle bazı kişilerin ayaklarında aşırı terleme yaşanabilir. Bu terlemeleri engelleyebilmek için işe ilk önce ayaktaki bakteri miktarını azaltmakla başlanmalıdır. Bunun için de alüminyum içeren kremler kullanılabilir. Belli periyodlarla antiseptik içeren ilaçlarla ayakları yıkamak da kötü koku oluşumunu önleyebilir. Ayrıca kapalı ayakkabıların içine giyilecek çorapların muhakkak pamuktan üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. [attention type=red] Çünkü naylon çoraplar ayakların terlemesine ve ayakta kötü koku oluşmasına zemin hazırlar. [/attention] Источник // Yanlış Ayakkabı Seçiminin Yol Açtığı Hastalıklar Ayakkabı seçerken genellikle ayağın anatomisine uygun olanları değil, daha güzel görünen yüksek topuklu, sivri burunlu ve sert olanları tercih ediyoruz. Ancak şık görünmek isterken, ayak sağlığınızdan olabilirsiniz. Çünkü bu tür ayakkabılar ayak bileği burkulmasından ayakta kronik ağrıya neden olan topuk dikenine, kemiklerde şekil bozukluklarından, sinir sıkışmaları ve eklemlerde kireçlenmeye kadar birçok önemli sorunlara yol açabiliyor! Yaz mevsiminde birbirinden çekici ayakkabılar vitrinlerde sergilenmeye devam ediyor. Ancak kadınlarda şık görünmek ilk planda olduğu için ayakkabılarda rahatlık genellikle geri plana atılıyor. Oysa iskelet sistemi ve kaslarımızdan oluşan vücudumuzun tüm yükünü, ayaklarımız çekiyor. Bu yükün yüzde 50'si de başparmaklar üzerine yük oluşturuyor. Özellikle yüksek topuklu ve sivri burunlu gibi ayakkabılar tercih edildiğinde ayaklara daha da artan bir yük biniyor ve ayak sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ediyor! Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabıların neden olduğu 5 hastalığı ve bu sorunlarla karşılaşmamak için ayakkabı seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. HATALI AYAKKABI SEÇİMİNİN YOL AÇTIĞI 5 HASTALIK şekil bozukluğu Hallus Valgus Halluks valgus ayaktaki birinci parmağının ikinci parmağa doğru yer değiştirmesi nedeniyle birinci parmakla birinci tarak kemiği arasındaki kemikteki çıkıntıya bağlı oluşan şekil bozukluğudur. Bu hastalığın oluşumundaki en önemli neden ise ayak başparmağını sıkan özelliğe sahip sivri ve dar burunlu ayakkabıların uzun süre giyilmesi. Hallus Valgus estetik sorun oluşturmasının yanı sıra ayağın ön tarafında şiddetli ağrılara da neden oluyor. parmakları arasındaki sinirde sıkışma Morton nöroması Morton nöroması ayakta sıklıkla 4. tarak kemikleri arasındaki sinirin sıkışmasına bağlı olarak kalınlaşmasıdır. Tarak kemiklerini sıkıştıran dar ayakkabılar giyilmesi ve bu bölgede tekrarlayan travmalar, bu tabloya neden olabiliyor. Hastalar genellikle ayağın ön tarafında oluşan ağrı, yanma ve uyuşmadan şikayetçi oluyor. kireçlenme Halluks rigidus Başparmakta parmak ile tarak kemiği arasındaki eklemde oluşan kireçlenmedir. Bu eklemde tekrarlayan zorlanma ve aşırı yüklenmeye yol açan ayakkabılar, sık çömelmek veya parmak ucunda durmak, bu tablonun oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Başparmakta ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açıyor. parmak Ayak parmağının ilk ekleminden aşağı doğru bükülmesidir. Genellikle 2.,3.,4. ve 5. parmaklarda görülüyor. Genetik faktörler, travma ve parmakların sıkışmasına yol açan önü dar ayakkabıların kullanılması çekiç parmak oluşmasına neden olabiliyor. Şekil bozukluğu önceleri esnek oluyor, hastalık ilerledikçe eklemde kireçlenmeyle birlikte sertleşiyor. Ağrı, parmak üst tarafında nasır ve hareket kısıtlılığı gibi yakınmalara sebep oluyor. dikeni Ayağın ön tarafından topuğa kadar uzanan ve plantar fasya olarak adlandırılan bant şeklinde bir fibroz yapı mevcut. Bu yapı vücudun tüm yükünü dengeliyor. Ancak yanlış ayakkabı seçildiğinde, uzun süreli yürüyüşlerle bu fasyada küçük enflamasyon oluşabiliyor. Bu duruma plantar fasiitis ismi veriliyor. Bu hastalığın en tipik belirtisi ise sabahları yürümeye başlandığında gelişen ağrı. Yürümeye devam edildikçe ağrı azalıyor ancak uzun süre ayakta kalındığında akşam saatlerinde tekrar şiddetleniyor. Topuk dikeni ise plantar fasyanın topuğu yapıştığı bölgede diken şeklinde kemik çıkıntının oluşmasıdır. Bu diken topuk ağrısına yol açıyor. Ayaklarındaki sorun nedeniyle polikliniğe başvuran her 10 kadından 1’inde topuk dikeni tespit ediliyor. İDEAL BİR AYAKKABI NASIL OLMALI? Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, ideal bir ayakkabının nasıl olması gerektiğini şöyle sıralıyor •Topuğu 2-3 santim yüksekliğinde olmalı Yüksek topuklar ayağın ön bölümüne binen yükü artırıyor. 2-3 cm topuk yüksekliği 3 katına çıkarıldığında 8-9 cm ayağın ön tarafına binen yük 7 kat artıyor. Ayağın ön tarafındaki yükün artması buradaki kemiklerde ve onları çevreleyen sinirlerde enflamasyon ve ağrıya yol açabiliyor. Ayrıca kronik yük stres kırıkları ile sonuçlanabiliyor. •Topuk kalın olmalı İnce topuk vücudun bütün yükünü bir noktaya topluyor ve ayak bileği burkulmalarına yol açabiliyor. Kalın topuklar ise vücut ağırlığını daha dengeli dağıtıyor. •Ayağın şekline uygun olmalı ve tam oturmalı Daha küçük ayakkabı giymek ayaklarda su toplanması, nasırlar, kemiklerde şekil bozuklukları ve eklemlerde artritle sonuçlanabiliyor. Yeni ayakkabı alırken ayakların uzunluğu, genişliği ayakta ve mümkünse gün sonunda ölçülmeli. •Ön tarafı geniş ve ayağın şeklini alabilecek yumuşaklıktaki bir malzemeden yapılmış olmalı Ucu sivri ayakkabılar ayağın ön tarafını sıkıştırıyor. Zamanla ayakta halluks valgus veya çekiç parmak gibi şekil bozuklukları, sinir sıkışması gelişebiliyor. •Tabanı çok sert olmamalı Sert taban ayağın hareketini sınırlayarak normal yürüme şeklini bozuyor. •Doğru noktalarda esneyen, dış tabanı ve ayağı destekleyen iç tabanı olmalı Düz tabanlı ayakkabılar ayağın iç arkını desteklemiyor. Ayak tabanındaki bant şeklinde yumuşak dokunun plantar fasya aşırı gerilmesi, yırtılması ve enflamasyonu sonrası topuk dikeni oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. •Deriden yapılmış olmalı Nefes alıp terletmediği ve ayağın şekline daha kolay uyum sağladığı için deri ayakkabıları tercih edin. Çünkü sert materyaller kemiklerde şekil bozuklukları oluşmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca su toplanması ve ağrıya neden olabiliyor. modahaber Haberin Tamamı İçin Источник // Tüm gün ayakta çalışanlar pek çok ayak hastalığına maruz kalabilir Hostes, garson, AVM çalışanı, güvenlik görevlisi veya tezgahtar gibi mesleklere mensup olanlar, uzun süre ayakta çalışmaları nedeniyle bazı sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu problemlerin başında ise ayak sağlığı sorunları geliyor. Gün içinde sürekli ayakta kalarak çalışan kişilerin en fazla yaşadığı rahatsızlıklar arasında ortopedik ve dermatolojik problemler sayılıyor. Uzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyor Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Bunun nedeni de vücutta hareket azaldıkça kan dolaşımının da azalmasıdır. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir. Ayakta şekil bozukluğuna neden olan 7 etken Ayak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilir Uzun saatler ayakta durarak çalışanlar, ayak sağlığı problemlerinden korunmak için gün içerisinde belli aralıklarla mutlaka oturmaya ve dinlenmeye özen göstermelidir. Çünkü 10 saat ve üzeri çalışanların, sürekli ayakta durmaları nedeniyle tüm vücut yükü bacaklara ve ayaklara biner. Bunun sonucunda ayak ve bacaklarda oluşan baskı ise ayak tabanında şişme başta olmak üzere, su toplaması gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Bu kişiler gün içerisinde yeteri kadar dinlenmediğinde, ilerleyen süreçlerde varis problemleriyle karşılaşabilir. Ayakta çalışanlar, varis probleminin önüne geçebilmek için varis çorabı kullanabilir. Varis çorapları, varisleri tedavi etmese de bacakların dinlenmesine ve yeni varis oluşumun engellenmesine katkı sağlayabilir. Topuk dikeni nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi Kösele ayakkabıları unutun Sürekli ayakta durmak, varis dışında topuk dikeni sorununa da zemin hazırlayabilir. Çünkü topuğun taban yapısı özel bir yağ dokusu ile kaplıdır. Bu doku, vücudun mevcut yükünü taşıyabilmek için bölüm bölüm olacak şekilde topuk tabanında sıralıdır. Bu yağ dokusunun uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak aşınması, ayağın yük taşıma özelliğini kaybetmesine ve zamanla çeşitli ağrıların oluşmasına sebep olabilir. Nasır nedir, neden olur? Ayak nasırı belirtileri ve tedavisi Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için ise kösele tabanlı ayakkabılardan uzak durulmalı, aksine yumuşak tabanlı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca sabahları yataktan kalktıktan sonra ayak tabanını esnetmeye faydalı olacak egzersizler yapılabilir. Ayakta ağrıyan bölgeler varsa, her gün 1-2 dakika kadar masaj yapılabilir. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilir Ortalama olarak 12 saatlik bir mesaisi bulunan kişiler nasır problemi yaşayabilir. Uzun ve yorucu çalışma saatleri, rahatlık şartlarına sahip olmayan yanlış ayakkabı seçimi ve sabit duruş nasırın oluşmasına yol açar. Nasır, ayak tabanında oluşabildiği gibi parmak aralarında da görülebilir. Ayakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalı 10 saat ve üzeri sürelerde ayakta çalışan kişilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında ayakkabı seçimi gelir. Bu kişiler, ayakkabı satın alırken renk ve şekil özelliklerine değil ayak sağlığına özen göstermelidir. Ayrıca mesai sonunda ayaklar şişebildiği için, giyilecek ayakkabı günlük ayakkabılardan yarım veya 1 numara büyük olmalıdır. Satın alınan ayakkabı ise yalnız tek ayakta değil iki ayakta birden denenmelidir. Ortopedik özellik olmazsa olmaz Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde bot ya da çizme alınacaksa tercih, elastik tabana sahip olan ortopedik modellerden yana kullanılmalıdır. Kış sonunda rafları alacak yazlık ayakkabılar ise yine ortopedik ve ayağın hava almasına olanak sağlayan türde olmalıdır. Ayakkabı seçimi sırasında plastik içerikli ayakkabılar ve deri babetlerden de uzak durulmalıdır. Çünkü bu türdeki ayakkabılar ayakların terlemesine ve mikropların oluşmasına yol açabilir. Çalışma şartları gereği topuklu ayakkabı giymek zorunda olanlar ise 5 cm’den yüksek olmayan ayakkabılar tercih etmelidir. Doğru ayakkabı seçimi nasıl olmalı? Ayak sağlığı için nelere dikkat etmeli? Ağrı sorununu silikon tabanlık çözebilir Gün içerisinde sürekli ayakta kalan kişilerin ayakkabı tabanına yerleştireceği silikon tabanlık, daha yumuşak bir basış elde edilmesine ve ayak tabanında oluşan ağrıların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu tabanlıklar ayrıca kişinin kemikli olan bölgelerinin korunmasına da yardımcı olur. Ödem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu su Ayak sorunlarını en aza indirebilmek için birtakım bakım yöntemlerinin uygulanması gerekir. Gün sonunda ayakların yıkanması da bu yöntemlerin başında gelir. Fakat ayakları yıkarken kullanılan suyun ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. Ayaklar yıkandıktan sonra ise mutlaka bir havlu yardımıyla kurulanmalıdır. Ayakları ılık ve tuzlu içinde bekletmek ödem oluşumunu hafifletebilir. Terleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsiniz Uzun süre ayakkabı içinde kalan ayakları biraz olsun rahatlatabilmek için aynı ayakkabıyı iki gün üst üste giymemeye özen göstermek gerekir. Bu durum, ayaklarda oluşacak terleme ve kötü kokuları önlemeye yardımcı olabilir. Her bireyin ayak ve cilt yapısı farklılık gösterir. Bu nedenle bazı kişilerin ayaklarında aşırı terleme yaşanabilir. Bu terlemeleri engelleyebilmek için işe ilk önce ayaktaki bakteri miktarını azaltmakla başlanmalıdır. Bunun için de alüminyum içeren kremler kullanılabilir. Belli periyodlarla antiseptik içeren ilaçlarla ayakları yıkamak da kötü koku oluşumunu önleyebilir. Ayrıca kapalı ayakkabıların içine giyilecek çorapların muhakkak pamuktan üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. [attention type=red] Çünkü naylon çoraplar ayakların terlemesine ve ayakta kötü koku oluşmasına zemin hazırlar. [/attention] Источник // Uzun süre ayakta kalmak kan dolaşımını azaltıyor Gün içerisinde 6-8 saat kadar ayakta kalmak, bacakların alt kısımlarında, özellikle ayaklarda yorgunluk oluşmasına yol açar. Bunun nedeni de vücutta hareket azaldıkça kan dolaşımının da azalmasıdır. Yavaşlayan kan dolaşımına vücut tepkime yaptığında ise bacakta ve ayakta şişmeler meydana gelebilir. Ayak tabanında şişme, su toplaması ve karıncalanma hissi oluşabilir Uzun saatler ayakta durarak çalışanlar, ayak sağlığı problemlerinden korunmak için gün içerisinde belli aralıklarla mutlaka oturmaya ve dinlenmeye özen göstermelidir. Çünkü 10 saat ve üzeri çalışanların, sürekli ayakta durmaları nedeniyle tüm vücut yükü bacaklara ve ayaklara biner. Bunun sonucunda ayak ve bacaklarda oluşan baskı ise ayak tabanında şişme başta olmak üzere, su toplaması ve karıncalanma hissi gibi problemlerin oluşmasına neden olur. Bu kişiler gün içerisinde yeteri kadar dinlenmediğinde, ilerleyen süreçlerde varis problemleriyle karşılaşabilir. Ayakta çalışanlar, varis probleminin önüne geçebilmek için varis çorabı kullanabilir. Varis çorapları, varisleri tedavi etmese de bacakların dinlenmesine ve yeni varis oluşumun engellenmesine katkı sağlayabilir. Kösele ayakkabıları unutun Sürekli ayakta durmak, varis dışında topuk dikeni sorununa da zemin hazırlayabilir. Çünkü topuğun taban yapısı özel bir yağ dokusu ile kaplıdır. Bu doku, vücudun mevcut yükünü taşıyabilmek için bölüm bölüm olacak şekilde topuk tabanında sıralıdır. Bu yağ dokusunun uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak aşınması, ayağın yük taşıma özelliğini kaybetmesine ve zamanla çeşitli ağrıların oluşmasına sebep olabilir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için ise kösele tabanlı ayakkabılardan uzak durulmalı, aksine yumuşak tabanlı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca sabahları yataktan kalktıktan sonra ayak tabanını esnetmeye faydalı olacak egzersizler yapılabilir. Ayakta ağrıyan bölgeler varsa, her gün 1-2 dakika kadar masaj yapılabilir. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı nasırı tetikleyebilir Ortalama olarak 12 saatlik bir mesaisi bulunan kişiler nasır problemi yaşayabilir. Uzun ve yorucu çalışma saatleri, rahatlık şartlarına sahip olmayan yanlış ayakkabı seçimi ve sabit duruş nasırın oluşmasına yol açar. Nasır, ayak tabanında oluşabildiği gibi parmak aralarında da görülebilir. Ayakkabı seçerken görselliğe değil rahatlığa bakılmalı 10 saat ve üzeri sürelerde ayakta çalışan kişilerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında ayakkabı seçimi gelir. Bu kişiler, ayakkabı satın alırken renk ve şekil özelliklerine değil ayak sağlığına özen göstermelidir. Ayrıca mesai sonunda ayaklar şişebildiği için, giyilecek ayakkabı günlük ayakkabılardan yarım veya 1 numara büyük olmalıdır. Satın alınan ayakkabı ise yalnız tek ayakta değil iki ayakta birden denenmelidir. Ortopedik özellik olmazsa olmaz Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde bot ya da çizme alınacaksa tercih, elastik tabana sahip olan ortopedik modellerden yana kullanılmalıdır. Kış sonunda rafları alacak yazlık ayakkabılar ise yine ortopedik ve ayağın hava almasına olanak sağlayan türde olmalıdır. Ayakkabı seçimi sırasında plastik içerikli ayakkabılar ve deri babetlerden de uzak durulmalıdır. Çünkü bu türdeki ayakkabılar ayakların terlemesine ve mikropların oluşmasına yol açabilir. Çalışma şartları gereği topuklu ayakkabı giymek zorunda olanlar ise 5 cm'den yüksek olmayan ayakkabılar tercih etmelidir. Ağrı sorununu silikon tabanlık çözebilir Gün içerisinde sürekli ayakta kalan kişilerin ayakkabı tabanına yerleştireceği silikon tabanlık, daha yumuşak bir basış elde edilmesine ve ayak tabanında oluşan ağrıların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu tabanlıklar ayrıca kişinin kemikli olan bölgelerinin korunmasına da yardımcı olur. Ödem oluşumuna karşı ılık ve tuzlu su Ayak sorunlarını en aza indirebilmek için birtakım bakım yöntemlerinin uygulanması gerekir. Gün sonunda ayakların yıkanması da bu yöntemlerin başında gelir. Fakat ayakları yıkarken kullanılan suyun ne çok soğuk ne de çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir. Ayaklar yıkandıktan sonra ise mutlaka bir havlu yardımıyla kurulanmalıdır. Ayakları ılık ve tuzlu içinde bekletmek ödem oluşumunu hafifletebilir. Terleme ve kokuyu pamuklu çorapla önleyebilirsiniz Uzun süre ayakkabı içinde kalan ayakları biraz olsun rahatlatabilmek için aynı ayakkabıyı iki gün üst üste giymemeye özen göstermek gerekir. Bu durum, ayaklarda oluşacak terleme ve kötü kokuları önlemeye yardımcı olabilir. Her bireyin ayak ve cilt yapısı farklılık gösterir. Bu nedenle bazı kişilerin ayaklarında aşırı terleme yaşanabilir. Bu terlemeleri engelleyebilmek için işe ilk önce ayaktaki bakteri miktarını azaltmakla başlanmalıdır. Bunun için de alüminyum içeren kremler kullanılabilir. Belli periyodlarla antiseptik içeren ilaçlarla ayakları yıkamak da kötü koku oluşumunu önleyebilir. Ayrıca kapalı ayakkabıların içine giyilecek çorapların muhakkak pamuktan üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. [attention type=red] Çünkü naylon çoraplar ayakların terlemesine ve ayakta kötü koku oluşmasına zemin hazırlar. [/attention] Источник // Topuklu Ayakkabı İle Uzun Süre Ayakta Kalmanın 5 Yolu Topuklu ayakkabılar bacaklarınızın daha uzun ve şekilli görünmesini sağlar. Aynı zamanda boyunuzun daha da uzun görünmesine yardımcı olur. Özellikle de şık ve resmi kıyafetlerin vazgeçilmez aksesuarlarının başında yer alır. Topuklu ayakkabı giydiğinizde kendinize olan öz güveniniz daha da çok artar ve kıyafetlerinizin içinde daha zarif daha seksi görünmenizi sağlar. Ancak çok sık aralıklarla veya çok uzun süre giyildiği takdirde, duruş ve ayak ile ilgili sorunlara neden olabilir. Öyle ki biz kadınlar canımız çok fazla yandığı halde, güzel görünmek uğruna topuklu ayakkabılarımızı giymekten vazgeçmeyiz. Bugün sizler için öyle bir şey araştırdık ki, artık topuklu ayakkabı giymek, kabus olmaktan çıkacak ve zele, ayaklarımız ağrımadan konforlu bir şekilde topuklu ayakkabı giyebileceğiz. 1 Topuklu Ayakkabınızı Dondurucuda Bekletin Ayakkabıyı dondurucuda bekletme fikri eminim ki çoğunuzu çok şaşırttı, hatta çoğunuzu daha önce böyle bir yöntem duymamış olabilir. Ancak sizin topuklu ayakkabılarla rahat etmenizi sağlayacak en hızlı yöntem şüphesiz ayakkabılarınızı dondurucuda saklamaktır. Eğer daha fazla vaktiniz varsa, ayakkabılarınızın içine iki torba su koyun ve buza dönene kadar dondurucuda bırakın. Ayrıca artık bu bilgiyi öğrendiğinize göre artık akşamdan bu işlemi yapabilirsiniz. Yaptığınız bu yöntem sayesinde ayakkabılarınız biraz daha genişleyecek ve ayakkabıyı giydiğiniz zaman ayağınıza daha rahat olmasını sağlayacak. Yaptığınız işlem sadece ayakkabıyı genişletmekle kalmayacak, aynı zamanda da ayaklarınıza yumuşak gelecek ve ayaklarınız daha az aşınmış olacak. 2 Topuklara Ped Ekleyin Ayakkabı sorunlarına çözüm yollarından en pratik olanlarından biri şüphesiz pedlerdir. Bunun için yapacağınız işlem çok basit, pedleri ayakkabılarınızın topuklarına ve baş parmak kısımlarına yerleştirebilirsiniz. Yapacağınız bu işlem ciddi anlamda ayak ağrılarınızı hafifletecek ve rahat bir şekilde topuklu ayakkabı giymenize yardımcı olacak. Bu sebeple ihtiyacınız olabilir düşüncesiyle çantanızda bir çift ped bulundurmak sizin için oldukça kullanışlı olacaktır. 3 İki Parmağınızı Bantlayın Duyduğunuz hatta duyduğum en ilginç yöntemlerinden biri de parmakları bantlama fikri oldu açıkçası. Bazı söylentilere göre, ayaklarınızın üçüncü ve dördüncü parmaklarını birbirine yakınlaştırdığıız takdirde, yüksek topuklu ayakkabılarınızı gün boyu rahat bir şekilde giyileceğine dair iddialar ortaya atılmış durumda. Denemeden bilemeyiz. Bence çok da ön yargılı olmamak gerek. Uygulama için yapılan açıklama, parmaklar bir araya geldiğinde, ayağınız o bölgedeki baskıyı azalttığı yönündedir. 4 Talk Pudrası Kullanın Pudra hayatımızın birçok alanında kullanılan bir ürün. Bebeklerden kadınlara hatta makyaj uygulamalarında dahi pudra kullanıldığına şahit olmuşuz ve hatta kullanmışızdır. Bu yüzden ayakkabıda bu uygulama çoğu kişi için çok da uzak bir işlem olmasa gerek. Tallk pudrasını ayağınıza ve ayakkabının içine serpmek çok yararlı olabilir. Bu, ayakkabılarda rahatsızlığa yol açan ayak terinin ve nemin önlenmesine yardımcı olacaktır. Ayak teri ve nemin en yaygın sonucu ayakların su toplamasıdır. Sağlıklı ayaklara sahip olmanın önemini de unutmayın. Düzenli bir şekilde nemlendirici kullanılması cildi güçlendirir; kuru ciltte su kabarcıklarının ve nasırların daha kolay oluştuğunu unutmayın. Ayağınız sağlıklı olduğu sürece ayakta durabileceğinizi unutmayın. 5 Ayakkabı Tabanınızı Zımparalamayı İhmal Etmeyin Ayakkabı alırken en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri ayakkabılarınızın altının düz olmamasıdır. Çünkü düz ayakkabıların altı kaygan olabileceğinden düşme ihtimaliniz çok yüksek. Ancak bilerek yapılıyormuş gibi çoğu yüksek topuklu ayakkabının tabanı kaygan zeminli. Eğer ayakkabınız bir de yeniyse ekstra bir kayganlık olacağından 2 kat daha fazla dikkat etmek ve ayakkabılara bakım yapmak gerekiyor. Kayma ya da düşme sorununu önlemek için yapmanız gereken birkaç işlem var. Bunlardan biri, pürüzlü hale getirmek; bunun için ihtiyacınız olan zımpara, bir diğer işlem ise ayakkabı tabanına bir bıçak veya makas kullanarak ince kesikler atmaktır. Son olarak yapacağınız bir diğer işlem ise ayakkabınızın altına limon ve şeker sürmek olacaktır. Yaptığınız bu işlemler sayesinde yüzeyin yapışkan olmasını sağlayacak ve ayakkabınızın tabanındaki kayma sorunu en aza inecektir. Her ne kadar bu noktalara dikkat etseniz omurga sağlığınız gereği her gün topuklu ayakkabı giymemeye özen gösterin. Ayakkabınızın 5 cm'den yüksek olmaması da dikkat etmeniz gereken bir diğer ayrıntı. Ayrıca silikon tabanlık kullanılması yüzeye daha yumuşak basmaya, ayak tabanındaki ağrılarının azalmasına yardımcı olur ve ayaktaki kemikli bölgeleri korur. Çalışma saatlerinin sonuna doğru ayaklar şişeceğinden ayakkabının normalden 1/2 veya 1 numara daha büyük olmasına özen gösterilmelidir. Unutmayın ki sağlıklı ayaklar, sağlıklı omurga ve sağlıklı günler demek. Источник //
Yanlış ayakkabı seçimi ayak sağlığında geri dönüşü olmayan sorunlara sebep olabilir. Dr. Hicran Ercan, ayakkabı seçerken dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor Ayakkabı satın alırken her iki ayakta da denenmeli ve mümkünse mağazada bir süre yürünmeli. Ayaklar arasında bazen numara farkı olabilir, bu gibi durumlarda büyük olan ayak numarasına göre ayakkabı almak daha sağlıklı olacaktır. Uzun süre ayakta çalışanlar, ayaklarında şişme olabileceğinden, ayakkabılarının normalden yarım veya bir numara daha büyük olmasına özen göstermeli. Ayakkabı alırken ayağı sıkmayan, öne doğru ucu sivri olmayan ortopedik ve rahat ayakkabılar tercih edilmeli. SİLİKON TABANLI MODELLER AĞRILARI AZALTIR Kış aylarında bot ya da çizme alırken ortopedik modeller tercih edilmeli. Ayakkabı tabanının elastik olması çok daha rahatlık sağlar. Ayak kokusunu engelleyen özellikte çizme ve botlar da vardır. Babet benzeri bir ayakkabı alınacaksa; deri ve yün tarzında olmamasına dikkat edilmeli. İçeriği plastik olan ayakkabılar ise, ayakta terlemelere yol açarak mikropları açığa çıkarır. Eğer çalışan kişinin işi gereği topuklu ayakkabı giymesi gerekiyorsa, topuğun 5 santimden yüksek olmaması gerekir. Yoğun çalışanların ve tüm gün ayakta çalışan kişilerin silikon tabanlık kullanması da yüzeye daha yumuşak basmalarına ve ayak tabanındaki ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Silikon tabanlıklar ayak anatomisine uygun olarak üretildikleri için ayak tabanındaki uyumu artırır, kemikli olan bölgeleri de korur. Ayakkabılar uzun süre ayakta kalıyorsa, ayakkabıda bakterilerin ürememesi için sonraki gün farklı ayakkabı tercih edilmelidir. Uzun süre kapalı ayakkabı içinde kalan ayaklarda terleme ve kötü koku gibi olumsuz durumlar görülebilir. Bazı kişilerin ayak yapısında aşırı terleme olabilir. Bu durumda öncelikle ayaktaki bakteri miktarını azaltmak gerekir. Ayakları aşırı terleyen kişiler, alüminyum içeren kremler kullanarak bu durumu engelleyebilirler. 'ZAMANLA AÇILIR' DEMEYİN! Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Doğan, sağlıklı çocuk ayakkabısının püf noktalarını verdi Çocuğunuz yanınızda olmadan ayakkabı almayın. Çocuğunuzun ayak ölçüsüne güvenmek yerine, uygun ayakkabıyı bulmak için deneme yanılma yöntemini tercih etmelisiniz. Aldığınız ayakkabı için 'zamanla açılır' şeklinde bir düşünceniz olmasın; ayakkabı daha ilk alındığı anda rahat olmalı. Çocuğunuzun ayakkabı alışverişini sabah saatlerinde değil, öğleden sonra yapın. Çünkü gün içerisinde çocukların ayaklarında da tıpkı büyüklerde olduğu gibi hafif bir şişme olur. Ayakkabıyı, birlikte giydirmeyi düşündüğünüz çorap ile denetin. Çocuğunuza ayakkabı alırken tercihiniz bot tipi olsun. Botların ayak bileğini daha iyi kavrayacağı düşünülürse, tercihinizi bottan yana kullanmak daha uygun olacaktır. Tabanı yarı yumuşak ve esnek, tercihen bağcıklı olmalı. Ayakucunda, parmaklar rahat hareket edecek şekilde boşluk kalmalı. BU SONBAHARDA AYAKLARINIZ RAHAT ETSİN Ceyo, sonbahara geçiş yaptığımız bu günlerde sıcağı ve konforu ayaklarınıza getiriyor. Marka, sonbahar-kış koleksiyonunda geleneksel rahatlığını birçok farklı modelle sunuyor. Çocukların okul ayakkabılarından günlük hayatta ve işte giyilebilecek modellere kadar farklı tarzdaki ayakkabıları, Ceyo mağazalarından veya internet üzerinden satın alabilirsiniz. DÜNYA TRENDLERİ FLO'DA Modayı ve kaliteyi bütçenizi yormayan fiyatlarla ayaklarınıza getiren ayakkabı markası FLO'nun 2016 sonbahar- kış koleksiyonu; her tarza hitap eden modelleri ile dikkat çekiyor. Koleksiyonda; yeni sezonun en önemli trendlerinden kalın topuklar, rock temalı modeller, kovboy tarzı püsküller ve parlak detaylar kendine yer buluyor. Ayrıca her dönemin vazgeçilmezleri arasında olan stilettolar, sneakerlar, makosenler ve bootiler de onlarca model seçenekleriyle, FLO mağazalarında karşımıza çıkıyor.
sürekli ayakta çalışanlar için ayakkabı